Gerçek sanatçıların günden güne azalmakta olduğu , olanların da geniş kitlelerce tanınmadığı ve bilinmediği günümüzde gerçek sanatçılara verilecek en güzel örneklerden biri olan Barış Manço’yu özlemle anıyoruz.
Gerçek sanatçıların günden güne azalmakta olduğu , olanların da geniş kitlelerce tanınmadığı ve bilinmediği günümüzde gerçek sanatçılara verilecek en güzel örneklerden biri olan Barış Manço’yu özlemle anıyoruz.
Besteci, ÅŸair, yorumcu, oyuncu, televizyon yapımcısı ve sunucusu Barış Manço 2 Ocak 1943′te İstanbul’da doÄŸdu. İlk kez 1958′de sahneye çıkan sanatçı o günden sonra, Türk rock müziÄŸi’nin öncüsü olarak grubu “Kurtalan Ekspres” ile birlikte Türkiye’de olduÄŸu gibi birçok yabancı ülkede sayısız konserler verdi. Japonya’da verdiÄŸi konserlerinin ardından bu ülkede iki CD si yayınlandı
Günümüze kadar bestelediÄŸi 200′ün üzerindeki ÅŸarkı, kendisine 12 altın ve 1 platin albüm/kaset ödülü kazandırırken, bu ÅŸarkıların birçoÄŸu, daha sonra Yunanca’ya, Bulgarca’ya, Arapça’ya, İbranice’ye, Japonca’ya, Farsca’ya çevrilerek, kendisi veya yerel sanatçılar tarafından tekrar seslendirilmiÅŸtir.
Ekim 1988′de, TRT 1 Televizyonu’na o güne kadar benzeri yapılmamış bir program önerdi. “Çocuk ve aileye yönelik eÄŸitici ve eÄŸlendirici bir dünya belgeseli” olan ve yayına girdiÄŸi günden beri milyonlarca izleyiciyi ekran başına toplayan “7’den 77’yeâ€? böylelikle doÄŸmuÅŸ oldu. Yaklaşık 8 yıl süren bu program her pazar uydu aracılığıyla TRT INT’te de yayınlandı ve yalnız Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde deÄŸil, tüm Orta Asya ve Yakın DoÄŸu’da da izlenebildi,
“7’den 77’ye” programı çekimleri için oluÅŸturulan TV ekibi, “Ekvator’dan Kutuplara” yerküre üzerinde 150 deÄŸiÅŸik ülkeye giderek 500.000 km.den fazla yol kat etti. Bir baÅŸka deyiÅŸle, dünyanın çevresi 12 kez dolaşılmış oldu. Devlet BaÅŸkanları, ÅŸair, düşünür ve yazarlar, astronotlar, sporcular ve süper starların da konuk edildiÄŸi bu program, 1996 Haziran ayında 300. kez ekrana gelerek Türk televizyonculuÄŸunda ÅŸimdiye kadar ulaşılamamış bir rekora imza attı.
Yukarıda bahsedilenler Barış Manço’nun üretken sanatçılığına verilecek örneklerden pek azı olarak burada sıralanabilmiştir. Barış Manço kısa sayılabilecek ömrünün her anını değerlendirerek arkasında çoğu sanatçıya nasip olmayacak zengin bir eser birikimi bırakmıştır.
Barış Manço’nun ataları Fatih sultan Mehmet zamanında Konya Ovası’ndan Rumeli’ye göç eden Mançozâdelerdir. Aile 1. Dünya Savaşı’nda İstanbul’a gelerek yerleÅŸmiÅŸtir. Hakkı Bey ile Rikkat Hanımın ikinci çocuÄŸu olan Barış 2. Dünya Savaşı’nın sonlarında 2 Ocak 1943 yılında doÄŸmuÅŸtur. Ailesinin kendisine Barış ismini vermesi savaşın sona ermesini istemelerine baÄŸlıdır. Aileden gelen yetenekle iki yaşından itibaren ÅŸarkı söylemeye ve ortaokul 2. sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uÄŸraÅŸmaya baÅŸlamıştır. Manço liseyi bitirince 20 Eylül 1963 yılında önce Paris’e oradan da Belçika’ya aÄŸabeyi SavaÅŸ Manço’nun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok baÅŸarılı olmayan hatta müzik ve coÄŸrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi derece ile, okul birincisi olarak mezun olmuÅŸtur. Galatasaray Lisesi’nde baÅŸlayan müzik hayatı, Belçika’da da devam eder.
1969 yılında yurda döndükten sonra yaptığı “Dağlar Dağlar� onun kitleler tarafından tanınmasını sağlamıştır. Artık bundan sonra Barış Manço orijinal kıyafetleri yüzükleri el hareketleri ve saçlarıyla Türkiye’de bir fenomen olmuştur. Barış Manço şöhretin sarhoşluğuna kapılmamış gerçek sanatçılardan biridir. Alçak gönüllülüğüyle 7’den 77’ye herkesin gönlünde taht kurmuştur. Belki de pek anlaşılmamıştır ama ölümünden sonra cenazesine her kesimden insanın gösterdiği ilgi belki de onun sağlığında yapmak istediklerinin bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır.
Barış Manço 31.01.1999 günü akşam 23:00 sularında evinde geçirdiği bir kalp krizi sonucu bir şarkısında söylediği gibi �rahmetlik oldu�. Artık 7’den 77’ye tüm sevenlerinin gönlünde yaşamaya devam edecek. Gerçek sanatçıların günden güne azalmakta olduğu , olanların da geniş kitlelerce tanınmadığı ve bilinmediği günümüzde gerçek sanatçılara verilecek en güzel örneklerden biri olan Barış Manço’yu özlemle anıyoruz.
Besteci, ÅŸair, yorumcu, oyuncu, televizyon yapımcısı ve sunucusu Barış Manço 2 Ocak 1943′te İstanbul’da doÄŸdu. İlk kez 1958′de sahneye çıkan sanatçı o günden sonra, Türk rock müziÄŸi’nin öncüsü olarak grubu “Kurtalan Ekspres” ile birlikte Türkiye’de olduÄŸu gibi birçok yabancı ülkede sayısız konserler verdi. Japonya’da verdiÄŸi konserlerinin ardından bu ülkede iki CD si yayınlandı
Günümüze kadar bestelediÄŸi 200′ün üzerindeki ÅŸarkı, kendisine 12 altın ve 1 platin albüm/kaset ödülü kazandırırken, bu ÅŸarkıların birçoÄŸu, daha sonra Yunanca’ya, Bulgarca’ya, Arapça’ya, İbranice’ye, Japonca’ya, Farsca’ya çevrilerek, kendisi veya yerel sanatçılar tarafından tekrar seslendirilmiÅŸtir.
Ekim 1988′de, TRT 1 Televizyonu’na o güne kadar benzeri yapılmamış bir program önerdi. “Çocuk ve aileye yönelik eÄŸitici ve eÄŸlendirici bir dünya belgeseli” olan ve yayına girdiÄŸi günden beri milyonlarca izleyiciyi ekran başına toplayan “7’den 77’yeâ€? böylelikle doÄŸmuÅŸ oldu. Yaklaşık 8 yıl süren bu program her pazar uydu aracılığıyla TRT INT’te de yayınlandı ve yalnız Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde deÄŸil, tüm Orta Asya ve Yakın DoÄŸu’da da izlenebildi,
“7’den 77’ye” programı çekimleri için oluÅŸturulan TV ekibi, “Ekvator’dan Kutuplara” yerküre üzerinde 150 deÄŸiÅŸik ülkeye giderek 500.000 km.den fazla yol kat etti. Bir baÅŸka deyiÅŸle, dünyanın çevresi 12 kez dolaşılmış oldu. Devlet BaÅŸkanları, ÅŸair, düşünür ve yazarlar, astronotlar, sporcular ve süper starların da konuk edildiÄŸi bu program, 1996 Haziran ayında 300. kez ekrana gelerek Türk televizyonculuÄŸunda ÅŸimdiye kadar ulaşılamamış bir rekora imza attı.
Yukarıda bahsedilenler Barış Manço’nun üretken sanatçılığına verilecek örneklerden pek azı olarak burada sıralanabilmiştir. Barış Manço kısa sayılabilecek ömrünün her anını değerlendirerek arkasında çoğu sanatçıya nasip olmayacak zengin bir eser birikimi bırakmıştır.
Barış Manço’nun ataları Fatih sultan Mehmet zamanında Konya Ovası’ndan Rumeli’ye göç eden Mançozâdelerdir. Aile 1. Dünya Savaşı’nda İstanbul’a gelerek yerleÅŸmiÅŸtir. Hakkı Bey ile Rikkat Hanımın ikinci çocuÄŸu olan Barış 2. Dünya Savaşı’nın sonlarında 2 Ocak 1943 yılında doÄŸmuÅŸtur. Ailesinin kendisine Barış ismini vermesi savaşın sona ermesini istemelerine baÄŸlıdır. Aileden gelen yetenekle iki yaşından itibaren ÅŸarkı söylemeye ve ortaokul 2. sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uÄŸraÅŸmaya baÅŸlamıştır. Manço liseyi bitirince 20 Eylül 1963 yılında önce Paris’e oradan da Belçika’ya aÄŸabeyi SavaÅŸ Manço’nun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok baÅŸarılı olmayan hatta müzik ve coÄŸrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi derece ile, okul birincisi olarak mezun olmuÅŸtur. Galatasaray Lisesi’nde baÅŸlayan müzik hayatı, Belçika’da da devam eder.
1969 yılında yurda döndükten sonra yaptığı “Dağlar Dağlar� onun kitleler tarafından tanınmasını sağlamıştır. Artık bundan sonra Barış Manço orijinal kıyafetleri yüzükleri el hareketleri ve saçlarıyla Türkiye’de bir fenomen olmuştur. Barış Manço şöhretin sarhoşluğuna kapılmamış gerçek sanatçılardan biridir. Alçak gönüllülüğüyle 7’den 77’ye herkesin gönlünde taht kurmuştur. Belki de pek anlaşılmamıştır ama ölümünden sonra cenazesine her kesimden insanın gösterdiği ilgi belki de onun sağlığında yapmak istediklerinin bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır.
Barış Manço 31.01.1999 günü akşam 23:00 sularında evinde geçirdiği bir kalp krizi sonucu bir şarkısında söylediği gibi �rahmetlik oldu�. Artık 7’den 77’ye tüm sevenlerinin gönlünde yaşamaya devam edecek
biz barış mançonun evinde kahve içmiştik o derdiki bana hep yıllar geçer barış toprak olur çok iyi adamdı siz benim evime gelseniz birlikte kaç fotoğrafımız var. allah rahmet eylesin
emre barış